Çay Kültürü

image_rounded Betül Göfteci
15 Ekim 2021

Çay Kültürü ornament
15 Ekim 2021

Çay, Anadolu’dan binlerce kilometre ötede keşfedilmesine karşın, bu topraklara geldiği andan itibaren en koyu muhabbetlerin “vazgeçilmez”i olmuş.
“Hadi bir çay içelim”
“Çayı koy geliyorum”
“Bunun üstüne bir çay iyi gider “
“Bari bir çay içseydiniz “
Bu replikler günlük hayatımızda çok sık karşılaştığımız ve kullandığımız cümleler.

Çay, tabiki benim büyüdüğüm evin de olmazsa olmazıydı. Kahvaltı için hazırlanıp ocağa konulduktan sonra gece yatana kadar en az 2-3 kez yeniden demlenirdi. Babam çok demli yani koyu ve şekerli, annem açık ve şekerli içerdi.
Küçükken “paşa çayı“ denilen soğuk su ilavesi ile servis edilen şeklini içmeyen yoktur diye düşünüyorum.
Kimin, nasıl çay içtiğini bilip, sormadan tam istediği gibi çay ikram etmek, o kişiyi çok iyi tanıdığınızın ve ona değer verdiğinizin bir göstergesidir adeta☺️

Uzun yıllar pek içmediğim halde benim hayatımda da hep yeri olan sevgili çay😉, 40 yaşından sonra günlük tükettiğim bir içecek oluverdi. Eğer çay sevmiyorum veya içmiyorum diyenlerdenseniz er yada geç sizin de “çayınız gelecektir”😁

Uzakdoğu’da yaşadığım yıllarda, yemek sofralarında ilk dikkatimi çeken masaya önce çayın gelmesi ve yemek servisi boyunca bittikçe su gibi yeniden servis edilmesi olmuştu. Bizim kültürümüzde kahvaltıyla birlikte yada çay saatinde atıştırmalıklarla birlikte içilen çay, ana öğünlerde ise yemekten sonra tüketildiği halde Uzakdoğu’da ana öğünlerle beraber içiliyor.
İlerleyen günlerde, çayın ne kadar derin bir kültürü olduğuna, katıldığım çay seremonilerinde ve sayısız çayın mücevhermiş gibi sunulup satıldığı çay dükkanlarında tanıklık ettim. Bizim yeşil çay olarak son yıllarda tanıştığımız çayın sayısız çeşidi olduğu gibi aromalarına ve hasat şekline göre adlandırılan çok sayıda çay var.

Ülkemizde de çay içme tarzları yörelere göre değişiyor. Örneğin, Erzurum ve doğusundaki illerde çay, açık renkli ve kaşıksız gelir ve “kıtlama” denen özel bir yöntemle içilir.
Güneydoğu’da genelde kaçak çayı içilir. Rengi koyu, tadı daha acıdır. Bardaklar da diğer bölgelere göre biraz daha büyük olur. Gümüşhaneliler orta, Trabzonlular ise az şekerli çayı tercih eder. Tokat’ta bardak ufak olsa da mutlaka dudak payı bırakılır. Rizelilere göre ise en güzeli Çaykur’un üretimi yani kendi çaylarıdır.

Hangi biçimde içerse içsin Uzakdoğuluların aksine Türklerin ortak tutkusu ise cam bardaktır ve ince belli olmalıdır. Rengini görmek, sıcaklığını hissetmek ve kaşığın cama vurduğunda çıkardığı sesi duymak ayrı bir keyiftir.

Dünyanın en çok çay içen milletleri listesinde dördüncü sırada yer alıyoruz ve ince belli cam bardaklarda çayımızı içmeden güne başlamıyoruz.

Çayla başlayıp çayla biten nice güzel günleriniz olsun💐