Mutfağımızın Kış Güneşi: Portakal

Yayınlanma Tarihi: 5 Kasım 2021
imageMutfağımızın Kış Güneşi: Portakal /> ornament

Merhabalar, ben Burcu. Ben de Bizim Tarifler ekibine katıldım. Tariflerimi ve yazılarımı Bizim Tarifler ekibi aracılığıyla ulaştıracağım için çok mutluyum. İlk yazıma kış boyu evden eksik etmediğim, yazları da kurutulmuş haliyle yine vazgeçemediğim vitamin deposu meyvelerden en sevdiğim portakal ile başlamak istedim.

Gelin bu mis kokulu, capcanlı turuncu rengiyle tam bir kış güneşi olan portakalın tarihçesine ve faydalarına bakalım…

Portakal, sedef otugiller ailesindeki çeşitli narenciye türlerinin bir meyvesidir. Portakal, pomelo (Citrus maxima) ve mandalina (Citrus reticulata) arasında bir melezdir. Kloroplast genomu ve dolayısıyla maternal soyu, pomelonun genomudur.

Tatlı portakalın tüm genomu dizilenmiştir. Portakalın tarihçesine bakacak olursak ilk olarak Güney Çin, Kuzeydoğu Hindistan ve Myanmar’ı kapsayan bir bölgede ortaya çıkmıştır ve adından ilk kez M.Ö. 314’de Çin literatüründe söz edilmiştir. 1987 yılı itibariyle portakal ağaçları dünyada en çok yetiştirilen meyve ağacı olmuştur.

Portakal ağaçları, tatlı meyveleri için tropikal ve subtropikal iklimlerde yaygın olarak yetiştirilir. Ağacın meyvesi taze yenebilir, suyu veya kokulu kabuğu işlenebilir. İpek yolunun Anadolu’dan geçtiği dönemlerde narenciye, Hindistan civarından gelen ticari bir üründü.

Ümit Burnu’nun keşfedilmesiyle ticaret yolları değişmiş, Asya kıtasının Avrupalı devletler tarafından sömürgeleştirilmesiyle portakal üretiminin tamamı Portekiz civarına yayılmıştır. Türk topraklarına ilk kez Portekiz’den geldiği için Portekiz meyvesi anlamında Portakal (Portugal) meyvesi denmiş, zaman içinde de sadeleşerek portakala dönüşmüştür.

Portakal’ın pomelo ile mandalinanın doğal melezi olduğu sanılmaktadır. Akdeniz Bölgesi ve Doğu Karadeniz Bölgesi (Rize çevresi), ayrıca Kıyı Ege’nin güneyi, Akdeniz çevresinde ve sıcaklık ortalaması 23 ila -3 °C arasında olan yerlerde yetişen ağaçlardır. Portakalın içerisinde B ve C vitaminleri bulunmaktadır.

Kışa elveda dediğimiz bu günlerde, portakalın o sulu sulu, katkısız tadını en taze haliyle afiyetle yemeyi birçoğumuz çok seviyoruz ama portakalı belki de hiç denemediğiniz haliyle denemelisiniz!

Evet, birçoğumuz meşhur anne keklerine o lezzeti ve kokuyu portakalı rendeleyerek verdi ama sadece tatlılarla sınırlamak bu güzel meyvemize haksızlık olur.

Size vereceğim birkaç öneriyle, şimdiye kadar portakalı yemeklerinizde kullanmadıysanız artık kullanmaya başlayabilirsiniz.

En az limon kadar balık çeşitlerine yakışan bir meyve olan portakal, canlı aromasıyla balığınızın lezzetini artıracaktır.

Sebzelere gelecek olursak, özellikle zeytinyağlı yemeklerde portakalın suyuyla pişen; zeytinyağlı pırasa, garnitürlü enginar, yer elması gibi sebzelerde kullanılırken, taze yeşillikli salatalarda da sosuna kullanarak aromayı artırabilirsiniz.

Yaza çok az kalmışken serinletici meşrubatlar hazırlayıp, kahvaltı için de harika reçeller yapabilirsiniz. Bir de o portakal reçellerini kreplerle buluşturduğunuzda harika bir tat yakalamış olacaksınız.

Ben bugünkü tarifime ‘Portakallı Sütlaç’la başlıyorum. Sizler de Portakallı Sütlaç tarifimi deneyebilirsiniz. Afiyet olsun.

imageMissing Alt Text

Burcu Güldağ

Detay
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tarifleri

imageMissing Alt Text
Festivalleri Yapılan Enginar

Enginar (Cynara scolymus), papatyagiller familyasından mavi-mor renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda çok senelik otsu bir bitki. Güney Avrupa ve Akdeniz çevresinde yetişir. İklimsel uygunluğu nedeniyle de daha çok Ege, Akdeniz, Marmara’da yetiştirilir ve bilinir.

imageMissing Alt Text
Kokusuyla Büyüleyen Bir Bitki: Reyhan

Reyhan gerek kokusu gerek tadıyla bilinen faydalı bitkilerden biridir. İçerisindeki kalsiyum, omega 3, mineral, vitamin, magnezyum ve demir gibi bileşenler insan sağlığı için çok yararlıdır.

imageMissing Alt Text
Mevsimin En Güzel Hediyesi: Semizotu

Semizotu; yemyeşil haliyle tezgahlardaki yerini alan en güzel, en vitaminli sebzelerden biridir. Hafif ekşimsi lezzetiyle salatalara da yemeklere de çok yakışıyor. Düşük kalorisi, zengin içeriği sayesinde sindirim sorunlarına, yüksek kolesterole, bağışıklık sistemine iyi gelir, tüketenlere daima şifa verir. Ferah lezzetiyle salata, detoks suları, çorba, yemek gibi birçok tarifte kullanılıp tüketilir. Kolesterol düşürme, zayıflamaya yardımcı olma, kemikleri güçlendirme, cildi güzelleştirme gibi birçok faydası bulunur. Aynı zamanda A, C, B gibi vitaminler, demir, magnezyum, potasyum gibi birçok besin değeri açısından zenginliği sayesinde bağışıklığı güçlendiren bir etkiye sahiptir. Semizotu, oldukça düşük kalorisiyle harika bir diyet yemeği seçeneğidir. Kilo vermek isteyenler salatası ya da yemeğini tüketerek kendine hafif ve lezzetli bir öğün yaratabilir. Ispanak yemeğine en yakın rakip lezzetlerden biridir semizotu yemeği. Öyle ki yoğurt eklediğinizde şahane mi şahane olur. Gelin semizotunun mevsimi olduğuna göre soframızda bolca yer açalım. Mevsimin en güzel hediyesi olan semizotundan olabildiğince yararlanalım. Bugün yemeği biraz fazla kaçırdım, akşama şöyle doyurucu ama hafif bir salata hazırlayayım diyenlerdenseniz bu tarifimizi kesinlikle denemelisiniz. Semizotu salatası, özellikle yaz sofralarının en sevilen hafif lezzetlerindendir. Yoğurt ile yapmaya alışık olduğumuz semizotu salatasını bu sefer peynir, domates ve salatalık ile harmanladım. Şimdiden afiyet olsun 🙂

imageMissing Alt Text
Balık Yaparken Ekleyebileceğiniz 7 Baharat!

Baharatlar, mutfakların lezzet katlayan kahramanları, yemeklerin şifa oranını arttıranları. Elbette mis gibi kokan baharat çeşitlerinden bahsediyorum.

imageMissing Alt Text
Baş Kahramanımız Çay

Vazgeçilmez içeceğimiz, samimi sohbetlerimizi daha da ısıtan baş kahramanımız çay! Ülkemizdeki geçmişi yıllar yıllar öncesine uzanan çay günümüzde neredeyse su gibi vazgeçilmezimizdir. Sadece Camilla sinensis yapraklarıyla değil birçok mis kokulu çiçekleriyle nefis içecekler ve tarifler hazırlayabilirsiniz.

Tümünü Gör