Missing Alt Text

Sevgi Kahraman

Yazılar
Tarifler

Ağzımızın Tadı

“Ağzımızın tadı yerinde olsun yeter.” cümleleriyle büyüdüm ben. Şükretmenin, paylaşmanın, veren elin, alan elden daha değerli olduğunu duyarak değil bizzat görerek geçti çocukluğum.

Şimdiki gibi değil elbette hiçbir şey. Sokaklardayız. Acıkırsak bir komşunun, susamışsak diğer komşunun kapısını çaldığımız, mutlu sokaklar. Apartmanlardan ziyade müstakil bahçeli evlerin olduğu, herkesin herkesi tanıdığı, sevdiği küçük mahalleler.

Ramazan ayı yaklaşınca bir anım hatırıma geldi. Ben de oruç tutacağım diye tutturduğum bir gün. Hava sıcak, koşturmaktan nasıl susamışım belli değil. Suyu görmemle, ağzıma boca etmem bir oldu. Annem sokağın başında görününce oruç aklıma geldi. Nasıl feryat figan ediyorum. Annem o zaman anlatıyor; “Tekne orucuydu seninkisi üzülme, ağlama” diyor. “Unutarak içtiysen, orucun bozulmaz” deyince nasıl mutlu olduğumu bugün bile anımsıyorum. Çünkü büyüdüğümü hissediyorum, oruç tutabildiğimi görünce. Tabi madem ben oruçluyum, o sofrada benim sevdiklerim olacak.

Sevdiklerim pişmedi o gün. Fakat daha güzel şeyler oldu. Masalar, sandalyeler ile doldu sokak. Her evden çiçek desenli örtüler geldi. Tabaklar, çatallar, kaşıklar. Sonra bizim Hanım teyze boşnak böreği, Nigar abla biber dolması derken, bizimkilerin açma çorbası, salata, etli patates bugün anımsadıklarım. Hep birlikte yediğimiz o yemeğin tadını hiç unutamam. Yemeklerden ziyade o birliktelik idi güzel olan, ağzımızın tadıydı.

İnsan 40’lı yaşlara merdiven dayayınca eskiye dair her şeyi daha çok özlüyor. Birlikte yemeklerini yediğim, kapılarını çalıp su istediğim o güzel insanların çoğu hayatta yok artık. Onları seven kalbim, dua eden dilim kaldı geriye…

Missing Alt Text

Sevgi Kahraman

Yemekler ve İnsanlar

Sofralarda çeşit çeşit yemekler bulunur. Her ailedeyse elinin lezzeti olan bilirkişi… Çorbadan, zeytinyağlılara, etlisinden, pilav çeşitlerine, tatlısına, tuzlusuna ne zengindir sofralarımız.

İçinde yemek pişen eve ev derim ben. Tencere, çatal, kaşık ve insan seslerinin birbirlerine karıştığı sofraların kurulduğu evler.

Babamlar on kardeş. Ailenin büyük erkek çocuğu babam olduğundan bizim evde misafir eksik olmazdı. Canım annem hep hazırlıksız yakalanır, çünkü gelenler Tanrı misafiridir. Sofraya oturtulmadan, karınları doyurulmadan o evden gönderilmez. Hele gelen misafire “Aç mısınız?” diye asla sorulmaz. Allah ne verdiyse annem mutfağa girer. Pratik ve hızlıdır. Geçmişten gelen geleneği sürdürür. Misafirle oturmaz, ayakta sofranın etrafında döne dolaşa çorbasını hep soğutur. Bir gün sıcak çorba içtiğini hatırlamam.

Annem deyince aklıma barbunya gelir. En güzelini o yapar çünkü. Babam deyince ıspanaklı yumurta. Hiç unutmam küçüğüm, babamın mutfağa girdiği görülmemiş. “Ben size ıspanak yapayım da görün.” dedi. Şaşırmış, meraktan seyre dalmışım. O ıspanağın tadı hiçbir zaman unutulmadı…

Kayınvalidem deyince dolma ve ıspanaklı börek. Ne çok ıspanak var hayatımda Allahım! ? Anneannemin makarnası, babaannemin etli patatesi, yengemin katmeri diye uzuyor bu liste…

Demem o ki, her insan bir yemekle kodlanıyor benliğimize. Belki ondan sebep hep bir koku ile anılarında kalmak istedim çocuklarımın. Kurabiye kokusunu uygun gördüler. Ne zaman kurabiye pişse evde bir bayram havası. Ağız tadımız hiç bozulmasın diye dua ederek…

Missing Alt Text

Sevgi Kahraman

Soframızın Baş Tacı Patates

Patates, patlıcangiller familyasından yumruları yenen otsu bitki türüdür. Patates sözcüğü Amerika yerlilerinin dilinden İspanyolca aracılığıyla çeşitli Avrupa dillerine geçmiş, Türkçeye İtalyanca ve Yunanca’dan girmiştir. Şeker hastalarına faydalıdır. Susuzluğu giderir. Mide ve onikiparmak bağırsağı ülserinde yararlıdır. Karaciğer şişliğini de giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Damar şişliğinde faydalıdır. Sert bir şey yutulduğu zaman yabancı maddenin vücuda zarar vermeden çıkartılmasını sağlar. Patates yemek basur memesi, yanık ve çıbanların ağrılarını geçirir. Ana vatanı Amerika’dır.

Her sofrada bulunan, genelde çok sevilendir patates. Kızartması, haşlaması, salatası, yemeği ve keki derken aslında bir kurtarıcıdır.

Bazen aperitif, bazen başlı başına bir yemek bazen de rol çalan yardımcı oyuncudur. Memleketimin soğuk topraklarında patates yetiştiğinden bizim için pek kıymetlidir. Kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmesi. Evliliğimizin ilk yıllarında eşim bu duruma çok şaşırmıştı. Annemlere ne zaman kahvaltıya gelsek haşlanmış patates olan sofraya hülyalı bakışlar atar, gülümserdi. Düşünün o kadar kıymetli ki misafirimiz olduğunda mutlaka sofranın baş tacı haşladığımız patatesler var. Kızartmasını da yapıyoruz elbet, püresini ve salatasını da. Bunlara rağmen misafir gelince ille de haşlamasını sofrada görerek büyüdüm ben. Yıllar sonra kardeşim evlendi. Gelinimizin de bu durum dikkatini çekmiş. Bir de sevmiyorsanız, eyvahlar olsun daha çok dikkat çekiyor bizim baş tacı. Anneannem üç öğün patates yese hayır demeyenlerden mesela.

Demem o ki patatesle bağımız kuvvetli. Ne o bizi, ne biz onu bırakamayız.

Missing Alt Text

Sevgi Kahraman

Sofralar

Sofra deyip geçmemek lazım. Kahvaltısı ve akşam yemeğiyle meşhur bir toplumuz biz. Yemek yemek basit bir eylem gibi görünebilir. Yemeğin hazırlanması, sofraya getirilmesi başlı başına bir şölendir.

Kararların alındığı, bazen iyi, bazen kötü haberlerin masaya yatırıldığı ve bütün günün yorgunluğunu attığımız bir arada bütün olma yerleridir.
Ev sahibi hakkında ne çok bilgi verir. Özeni, sofrada bulunanlara verdiği değeri bazen kullanılan bir örtüden bazen de taze bir çiçekten ya da bize özel hazırlanan bir yemekten anlarız.

Büyüklerimizin baş tacı olduğu masalar. Bütün aile fertlerinin hazır olda bulunduğu tadına doyum olmayan o güzel sofralar.
Hele bayram sofraları. Bizim ne güzel alışkanlıklarımızdandır. Sabah erkekler camiye giderken, kadınlar sofra ile ilgilenir. Bütün aile o sofranın başında bu senede sağlıkla oturabilmenin huzurunda, sıcak çayını yudumlar.

Mutlaka el açması börekte vardır sofrada ve biraz şanslıysanız ıspanaklıdır da. Peynir, zeytin, illa ev yapımı reçel ve köylü pazarından alınmış kırmızı domatesler.

Sofra, bahanedir bir arada olmak için. Çocukların bu güzel gelenekleri anımsaması, unutmaması ve yaşatması için. Geçirdiğimiz şu zor günleri ağız tadıyla atlatabilmeyi, bir arada yeniden kalabalık sofralar kurabilmeyi diliyorum hepimiz için.

Sevgi’den sevgiler

Missing Alt Text

Sevgi Kahraman