author-img

Bizim Tarifler

Yazılar
Tarifler

Tavuğun nar gibi kızarması için

Tavuğunuz iyi kızarmıyorsa, üzerine limon suyu sürmeyi ve tuzlamayı deneyin. Fırından çıktığında nar gibi kızardığını göreceksiniz.

photo

Bizim Tarifler

Kolay poşe yumurta yapımı

Poşe yumurtayı hızlı bir şekilde yapmak isterseniz, büyük bir çay fincanına su koyup içine yumurtayı kırarak mikrodalgada pişirin.

photo

Bizim Tarifler

Çiğ sebze yemek

Pancar, kereviz, lahana gibi sebzeleri çiğ yiyin. İçerdikleri besin değerlerini pişerek kaybetmedikleri için daha besleyici olurlar.

photo

Bizim Tarifler

Tıkanan lavabolar için

Lavabonuz tıkandıysa endişelenmeyiz. Tıkanan lavabolara sodalı (karbonatlı) kaynar suyu dökerseniz açıldığını göreceksiniz.

photo

Bizim Tarifler

Çay ve kahve lekeleri

Giysileriniz veya ev tekstilleriniz çay ya da kahve lekesi olduysa üzülmeyin. Bu lekeleri üzerine karbonat döküp temiz ve nemli bir bezle silerek çıkartabilirsiniz.

photo

Bizim Tarifler

Hurmayla İlgili Bilmedikleriniz

Her yıl Ramazan ayının başlangıcıyla sofralarımızın baş köşesindeki yerini alan hurmanın saymakla bitmez faydalarını biliyor muydunuz? Hemen anlatalım…

Ülkemizde ağırlıklı olarak Akdeniz ikliminin olduğu yerlerde; Batı Anadolu ile Güney Anadolu’da yetişiyor. Bu çok özel ağaçlar hem güneşi, hem de suyu çok seviyor. Hatta “Hurmanın ayağı cennette, başı cehennemde olmalıdır” diye bir söz var, tepesinin bolca güneş alması, köklerinin ise sıkça sulanması gerekir.

Bu ağaçların insanların bazı biyolojik ve ruhsal özelliklerine çok benzediğini söylersek eminiz ki çok şaşıracaksınız.

Dini kaynaklarda yaratılan ilk insan Hz. Âdem’in yaratıldığı toprağın elekten geçirildiği, elekte kalan topraktan da hurmanın yaratıldığı geçer. Hurmanın Arapça’daki karşılığı  “nakhle”dir, yani “elekte kalan”…

Hurma ağacında “gummar” adı verilen bir kısım yer alır ve bu kısım bizim kalbimizle özdeşleştirilir. Yanı bu kısım ağaç için hayati önem taşır, bir zarar gelirse ağaç yaşayamaz ve ölür.

Bu ağaçların ömürleri de tıpkı insanlar gibi 60 – 70 yıl arasındadır. 15 – 40 yaşları üreme açısından en verimli dönemleridir ve tıpkı insanlar gibi dişi ve erkek olmak üzere 2 cinsiyetleri vardır, üremek için birbirlerine ihtiyaç duyarlar.

Tüm bunların ötesinde hurma, şahane bir lif kaynağı ve antioksidandır. Üstelik çeşitli vitaminler bakımından o kadar zengindir ki, mucizevi meyve olarak adlandırılır.

Birbirinden lezzetli hurmalı tarifler için tıklayın

photo

Bizim Tarifler

Ramazanların Vazgeçilmezi: Güllacın Hikayesi

Ramazan’ın gelişiyle Güllaç yeniden sahnede. Bu kadar hafif ve lezzetli bir tatlı olmasına rağmen yılın 11 ayı boyunca kendisine hasret kalmamız çok üzücü. Gönül isterdi ki bu şahane lezzet yıl boyunca bizimle olsun…

Yılların emektarı, Ramazan ayıyla birlikte bütün görkemiyle sahnede yerini alırken, Ramazan’ın bitişiyle beraber yine tüm tevazusuyla bizleri selamlayıp alkışlar eşliğinde gözden kayboluyor.

Güllacın alametifarikalarından biri az malzemeyle görkemli bir lezzet elde etmek. Özellikle o beyaz yaprakları, un, su ve mısır nişastası gibi basit malzemelerin eseri. Ama tabii ona asıl tadını veren sonradan eklenen süt, ceviz ve lezzetin yıldızı gül suyu.

Rivayete göre güllaç bundan yaklaşık 600 – 700 yıl önce Osmanlı zamanında yaşayan insanların mısır nişastasını saklama çabasıyla ortaya çıkmış. Halk çuvallarla aldığı nişasta bozulmasın, böceklenmesin, rutubetten zarar görmesin diye nasıl saklayabileceğini düşünürken akıllarına biraz un ve suyla karıştırıp yufka şekli vererek saklamak gelmiş. Böylelikle nişastayı daha uzun süreler muhafaza edebileceklerini düşünmüşler.

Bu nişastadan yufkaları kullanmaları gerektiğinde de bu sert yapraklardan ihtiyaçları kadar koparıp ellerinde ufalayarak toz nişasta gibi kullanırlarmış. Birgün bu yaprakları ıslatmak akıllarına geldiğinde süte başvurmuşlar ve ardından gül suyuna. Sonrasında cevizdi, nardı derken ortaya canımız, Güllacımız çıkmış.

Başlarda içindeki gül suyundan dolayı ” güllü aş” denirken, tıpkı “sütlü aş”ın sütlaç’a dönüşmesi gibi, o da zamanla Güllaç’a dönüşmüş…

İşte böyle… Her yılın bir ayında mutfaklarımızı ve damaklarımızı şenlendiren bu şahane lezzeti evvela nişastaya borçluyuz aslında 🙂

Bu kadar bahsetmişken bir tarif vermeden olmaz. Muhallebili kolay güllaç tarifimize ulaşmak için tıklayın.

photo

Bizim Tarifler

Salçaların bozulmaması için

Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız, üzerini düzleştirerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.

photo

Bizim Tarifler

Evinizin güzel kokması için

Bir kap suya bir avuç karanfil tanesi veya tarçın çubukları atın ve ocakta yarım saat ağır ağır kaynatın. Bütün evin mis gibi koktuğunu göreceksiniz.

photo

Bizim Tarifler

Ahşaptaki çizikler

Ahşap mobilyalarınızdaki ufak çizikleri cevizle ovalayarak onarabilirsiniz. Çiziklerin eskisi kadar görünür olmadığını fark edeceksiniz.

photo

Bizim Tarifler

Bu Akşam BT Akademi’de Buluşuyoruz! Sakın Kaçırmayın!

Geçtiğimiz ay ilkini gerçekleştirdiğimiz BT Akademi’nin ikincisi için bu akşam Zoom’da buluşuyoruz. Üyelerimize özel ve ücretsiz olarak gerçekleşecek etkinliğimizde, bu kez bizimtarifler yazarlarından Sevgili Ayfer Serengül ile birlikte olacağız.

Ramazan ayının olmazsa olmazı; şüphesiz ki iftar ve sahur sofraları.
İftar için görkemli sofra tavsiyeleri, zengin menü önerileri hep konuşuluyor. Peki ya sahur? En az iftar kadar büyük önem taşıyan sahur sofraları sanki biraz ihmal mi ediliyor?

Biz de bizimtarifler yazarı Ayfer Serengül Çiftçi ile “Sahur sofralarına hangi lezzetler yakışır?” sorusuna cevap arayalım istedik.
Hem sahur sofralarının önemini, hem de sahura en yakışan lezzetleri konuşacağımız bu etkinliğe siz değerli üyelerimizi bekliyoruz!

Ayfer Hanım bu etkinliğe özel tariflerini de bizlerle paylaşacak:

Mıhlama
Pekmezli Yumurta
Kabak Mücver
Ekmek Üstü Pizza
Bagel
Otlu El Açması Börek

Etkinliğimize katılmak için hala olmadıysanız hemen bizimtarifler’e üye olun ve mail kutunuzu kontrol etmeyi unutmayın.

Akşam görüşmek üzere!

photo

Bizim Tarifler

Taze portakal suyu

Portakalları sıkmadan önce soğuk suda bekletirseniz elde edilecek portakal suyu miktarını yarı yarıya artırırsınız.

photo

Bizim Tarifler

Yağ lekesi

Yağ lekelerinin üzerine mısır unu koyarak 10 dakika bekletin. Sonrasında lekeli bölgenin üzerindeki unu elektrikli süpürge ile çekin. Lekenin yok olduğunu göreceksiniz.

photo

Bizim Tarifler

Un yerine muz kullanımı

Pasta yaparken ununuz mu bitti? Üzülmeyin. Yarım muz kullanarak aynı lezzete ulaşabilirsiniz. Üstelik buğday unu yerine muz kullanımı sizi gereksiz glüten tüketiminden kurtaracaktır.

photo

Bizim Tarifler

Kesme tahtası temizliği

Kesme tahtasını temizliğini etkili hale getirmek için üzerine tuz serpin. Hem kokusunu alacaktır, hem de daha hijyenik olmasını sağlayacaktır.

photo

Bizim Tarifler

Antalya’nın Kabak Tatlısı Tescillendi

Antalya’nın güzide lezzeti kabak tatlısı, coğrafi işaret tescil belgesi aldı. Bal kabağından yapılan, üzerine tahin ve dövülmüş ceviz serpilerek ikram edilen nefis kabak tatlısı, artık Antalya’nın tescilli lezzeti…

Piyaz, zeytin, karyağdı armut, tavşan yüreği, avokado, yenidünya, gülüklü çorba, portakal gibi lezzetlerin ardından, kabak tatlısı da Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın yürüttüğü yoğun çalışmaların ardından Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesini aldı.

Coğrafi işaret ve tescil belgeleri, Türkiye’nin dünden bugüne sayısız medeniyete ev sahipliği yaparak biriktirdiği kültürel zenginliğin ve değerlerin kendine has özelliklerini koruma altına almayı amaçlıyor. Ve ürünleri, yemekleri ülkemize ve dünyaya armağan eden kentlerin işaretlerini koyarak birlikte anılmasını sağlıyor.

Coğrafi işaret tescil belgesi alan ürünler kentle bütünleşiyor ve kentin turizm ve tanıtım çalışmalarına ciddi anlamda katkı sağlıyor. Kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, coğrafi işaretli ürünleri deneyimleme yarışına giriyor.

Bu kadar bahsedip tarifini vermeden olmaz.

Bu tarifimizle kabak tatlısı lezzetini evinizde yakalamanız çok kolay. Afiyet olsun!

photo

Bizim Tarifler

Balık kızartmanın ipucu

Büyük balıkları dilimleyerek, küçük balıkları ise bütün olarak kızartmayı unutmayın.

photo

Bizim Tarifler

Pasta jölesi

Evinizde su ya da meyve suyu, nişasta ve şeker karışımını pişirerek Lezzetli bir pasta jölesi hazırlayabilirsiniz.

photo

Bizim Tarifler

Limonun ekşiliği

Limonun ekşiliğini kabuğuna bakarak anlayabilirsiniz. İnce kabuklu limonlar, kalın kabuklulara kıyasla daha ekşidir.

photo

Bizim Tarifler

Lezzetli makarnalar için

Daha yumuşak ve lezzetli makarnalar için, pişirirken su yerine süt kullanabilirsiniz. Tadının daha yumuşak ve yoğun kıvamlı olduğunu göreceksiniz.

photo

Bizim Tarifler

Ramazan Sofralarının Olmazsa Olmazı: İftariyelik

Sahurda niyet edip tüm günü oruçlu geçirdikten sonra, iftar vakti geldiğinde, oruç açmak için ve oruç açtıktan sonra yiyip içilenlerdir iftariyelik. Türk Dil Kurumu: “Ramazanda iftar açmak için ilk ağızda yenilecek ve içileceklerin tümü” şeklinde tanımlıyor iftariyeliği.

İnancımıza göre her şeyde olduğu gibi beslenmede de aşırılıktan uzak durmak, paylaşmak, yardımseverlik ve cömertlik esastır. Eski Ramazanlardan beri gelenek, bir bardak su, hurma veya zeytinle oruç açmaktır. Ramazan özenle donatılmış, bir kuş sütü eksik sofralardan ziyade, az ve öz yemekle karın doyurmayı anlatır.

Yıllar içerisinde her şey gibi “İftar” anlayışı da dönüştü. Özellikle misafirlerin ağırlandığı ramazan sofralarında sadeliğin yerini hem göze, hem damağa hitap eden gösterişli sunumlar aldı.

Eski Türkçe’de “şerait-i iftariyye” olarak adlandırılan iftar kuralları, iftarı iki bölüme ayırır: İftar sofrasının ilk kısmında ikram edilen iftariyelikler ve ikinci kısımda sunulan iftar yemekleri.

İftariyelikler arasında hurmadan zeytine, baldan kaymağa, tereyağından peynire, pastırmadan sucuğa, helvadan reçele türlü türlü atıştırmalıklar sayılabilir.

Mesela zeytinyağlı yemekler iftariyelikler arasında yer almaz ama iftar yemekleri kısmından eksik olmaz.

Eski Ramazanlarda insanlar iftariyeliklerle açtıkları oruçlarını çorbayla sonlandırırdı. Sonra teravih namazı için camiye gider, oradan bir tanrı misafirini evine davet eder, ve onunla birlikte sofraya oturarak iftar yemeğinin ikinci kısmına geçerdi. Bu gelenek bazı Anadolu şehirlerinde hala sürer.

Bu arada İftar kelimesi Arapça’da kahvaltı anlamına gelen ‘fıtr’ kelimesinden doğar. Yani günün ilk yemeği olarak kabul edilir. Kahvaltılık anlayışıyla iftariyeliklerin tüketilmesi ve ara verilip yemeğe daha sonra başlanması gün boyu aç kalan metabolizmaya bir anda yüklenilmesini engellemeyi amaçlar.

En yaygın kullanılan iftariyelikler

hurma
peynir çeşitleri
zeytin
pastırma
bal&kaymak
tahin&pekmez
kuru kayısı-incir-ceviz

helva
paçanga böreği / sigara böreği
yaprak sarması
zeytinyağı-limon

photo

Bizim Tarifler

Kolay ızgara temizleme

Et pişirirken yaşadığınız en büyük sıkıntılardan birinin çözümü oldukça basit. Izgaraya limon sürdüğünüz takdirde, etin ızgaraya yapışmasını engellemiş olursunuz.

photo

Bizim Tarifler

Nar ayıklamak

Nar lezzetli, besleyici ama bir o kadar da yemesi zahmetli bir meyve. Ama onu ayıklamanın kolay bir yolu var: tek yapmanız gereken narı ortadan ikiye ayırmak ve kaşık ile arkasına vurmak.

photo

Bizim Tarifler

Yumurta pişirme yöntemi

Yumurtayı tavaya kırın fakat yağ yerine az miktarda su koyun. Bu sayede yumurtanız daha yumuşak ve lezzetli olacaktır.

photo

Bizim Tarifler