Hikayeli Yemekler: Aşure

Yayınlanma Tarihi: 30 Aralık 2021
imageHikayeli Yemekler: Aşure /> ornament

Aşure; Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü yapılan ve genel olarak kabuğu alınmış buğday ile birlikte, fasulye, nohut, kayısı, ceviz, üzüm, bakliyat ve yemişlerin uzun süre kaynatılmasıyla pişirilen bir yiyecektir. Aşure, dilimize Arapça “aşura” kelimesinden geçmiş olup, İbranice “onuncu” anlamındaki “asor” kelimesinden türemiştir.

Paylaşımın simgesi olan aşurenin tarihine bakıldığında çıkış noktasının, Nuh’un bindiği geminin büyük tufan bitip sular çekilince bugünkü Cudi Dağı’na oturduğu, kurtulanların ise gemide kalan erzakla ”selamet çorbası” pişirmesine dayandığını görülmektedir. Türkiye’de aşure ayı olarak bilinen muharrem ayında gerçekleştiğine inanılan olaylara ilişkin birçok rivayet vardır. Bunlardan en yaygın olarak bilinenler; Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturması, Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. İbrahim’in ateşten kurtulmasıdır.

Muharrem ayının 10. gününde yaygın olarak Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişini anmak için yapılan ve bereket inancıyla da büyük bir bağlantısı olan aşure, sadece ülkemizde değil; değişik şekillerde de olsa farklı birçok toplumda kendine yer bulmuştur. Bu geleneği uygulayan toplulukların bu güne yükledikleri anlama göre aşurenin içine konan malzeme, yapılış tarihi ve amacı değişiklik göstermektedir.

Eldeki malzemelerle yapılan ve paylaşımın simgesi olan aşure içine konulan malzemenin çokluğu ile ün yapmış bir yiyecektir. Geleneklere göre pişirilen aşurenin duasının yapılmasının ardından şifalı olduğuna inanıldığı için önce hasta ve çocuklara yedirilir, sonra yakın çevreden başlamak üzere birçok kişiye dağıtılır. Aşure kabı yıkanmadan iade edilir. Artan aşure ise ağaçların daha çok meyve vereceğine inanılarak bu ağaçların dibine dökülür.

imageMissing Alt Text

Hikayeli Yemekler

Detay
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tarifleri

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Nar

Bugün şifa deposu olan narın tarihte edindiği yeri ve taşıdığı mesajları inceleyeceğiz. Mitolojide nar; bereketi, doğumu ve kadınlığı güçlü bir şekilde sembolize etmektedir. Bu, pek çok meyvede çekirdek meyvenin ortasında sınırlı sayıda saklıyken narda birden fazla olmasına dayanır. Yine bu nedenle nar, bereketin ve bir neslin devamlılığını ifade ediyor. İlginçtir ki, mitolojide mevsimlerin oluşumu da narlara dayanmaktadır.

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Susurluk Ayranı

Susurluk ayranı, Balıkesir’in Susurluk ilçesine özgü, yapımı ve tadı klasik ayrana göre farklılık gösteren Türk mutfağına ait bir çeşit yöresel ayrandır. Yapımıyla klasik ayrana göre farklılık gösteren Susurluk Ayranı kendine has tadı ve köpüğü ile öne çıkıyor.Ayrıca herhangi bir katkı maddesi içermemesi ve tuz miktarının az olması,sadece yoğurttan mayalanan doğal yoğurttan yapılması ayrana tadını veriyor.Yoğurdun kendi yağ ve kaymağı alınmadan yapılması, köpüğünün oluşmasındaki temel etkendir.

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Arnavut Ciğeri

Arnavut Ciğer inin kökeni, on beşinci yüzyılda Rumeli den İstanbul’a göç eden Arnavutlara dayanmaktadır. Rivayete göre, adını Osmanlı’da yaşayan ve ucuz olduğu için ciğer tüketen Arnavutlardan almaktadır. Taş işçiliği meşhur olan Arnavutlar, bu ağır iş için enerjiye ihtiyaç duyarlardı. Gerekli enerjiyi karşılamak için ise diğer gıdalara göre daha ucuz olan ve tane hesabı ile satılan ciğeri tercih ederlerdi.

imageMissing Alt Text
Güllaç

En sevdiğimiz lezzetlerin tarihi serüvenlerini incelediğimiz serimizde bu haftanın konuğu, özellikle Ramazan aylarının ve iftar sonralarının yıldızı olan Güllaç. Güllaç; mısır nişastası, su, gül suyu, süt ve şeker ile hazırlanan, Osmanlı ve Türk Ramazan kültürünün en önemli miraslarından olan geleneksel bir Türk tatlısıdır.

imageMissing Alt Text
Fettuccine Alfredo

Bu hafta konuğumuz eşinin sağlıklı günlerine kavuşması için uğraşan bir şefin icadı, İtalyan lezzet “Fettuccine Alfredo”. Fettuccine Alfredo, tereyağ, parmesan ve krema ile yapılan bir makarna çeşididir. Küçük şeritler anlamına gelen Fetuccini, Roma ve Toskana mutfağında yoğun bir şekilde kullanılan, hamuru temel olarak un ve yumurta ile hazırlanan, Tagliatelle’den geniş, Papardelle’den ince bir cins İtalyan makarnası olarak bilinir. Alfredo sosu ise, ismini 1900’lerin başından ortalarına kadar Roma’da restoran işleten, yemek yapma tutkusunu serüvene dönüştüren “Alfredo di Lelio” adında bir İtalyan’dan almaktadır.

Tümünü Gör