imageMissing Alt Text

Gürsel Tırpan

instagram
Yazılar
Tarifler

Baharın ve Yazın Müjdecisi: Erik

Baharın ve yazın müjdecilerinden biri olan eriği sevmeyen var mıdır bilmiyorum ama 2 bin çeşidi olduğunu ben yeni öğrendim. Sevmeyenlere sevdirecek, sevenlere de daha çok erik yedirecek nedenlere bir bakalım…

Yeşil erik, gülgiller familyasından olan, içerisinde bulunan lif, A, C ve K vitamini, sodyum gibi insan sağlığına iyi gelecek vitamin ve mineralleri barındıran ekşi bir meyvedir. Eriğin 100 gramı yaklaşık 47 kaloridir. Eriği çoğu zaman tuzlayarak yiyoruz. Ancak eriği tuzlayarak yemek vücutta ödem oluşmasına neden olduğu için sade tüketmek daha faydalı.

En güçlü antioksidanlardan biri!

Erikte bulunan güçlü antioksidan bileşenler hücreleri serbest radikallerin tahribatına karşı koruyor. Antioksidan bileşenleri ile vücudu koruyan ve yüksek oranda C vitamini içeren erik hastalıklara karşı direncimizi artırıyor.

Demir emilimini artırıyor!

Antioksidan bakımından zengin olması dışında yüksek miktarda C vitamini içeren erik, bu özelliğiyle besin yoluyla alınan demirin vücut tarafından emilimini önemli oranda artırıyor. 100 gram erik günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık yüzde 16’sını karşılıyor. Ayrıca birçok hastalığa karşı koruyor. C vitamini; astım, osteoartrit, kolon kanseri ve romatizma gibi hastalıklardan korunmak için kritik öneme sahip vitaminlerden biri.

Bağırsak dostu!

100 gram erik günlük besin lifi ihtiyacının yüzde 6’sını karşılar.

Kemik sağlığını destekleyicidir!

Erikte bulunan K vitamini ve magnezyum minerali gıdalar yoluyla alınan kalsiyumun vücut tarafından emilebilmesi için önemlidir. Kuru erik, menopoz sonrası dönemde kemik yoğunluğunun korunabilmesi için tüketilmesi tavsiye edilen kurutulmuş meyveler arasındadır.

Kan şekerini dengeler!

Kırmızı erik tatlı bir meyve olmasına karşın düşük glisemik indeks değeri sayesinde kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açmaz. Ayrıca yanında süt, yoğurt, badem, fındık, ceviz gibi protein veya yağ kaynağıyla beraber tüketildiğinde uzun süreli tokluk sağlar.

Kilo kontrolünde yardımcı!

Eğer bir diyet programı uyguluyorsanız atıştırmalık olarak erik yiyebilirsiniz. İçerdiği besin lifi ile sizi uzun süre tok tutar ve öğünler arası yaşanabilecek açlık krizlerini aşırı kalorili atıştırmalıklar tüketmeden geçiştirmenize yardımcı olur.

Bu sağlık deposu meyveden yaptığım tarife buradan ulaşabilirsiniz. Afiyet olsun ?

imageMissing Alt Text

Gürsel Tırpan

Bir Kahveye Bekleriz

Yüz yıllardır sohbetlerin vazgeçilmez eşlikçisi Türk Kahvesi, kimi zaman dert ortağı kimi zaman kahkahanın yaveri… Ama her zaman dostane sohbetlerin vazgeçilmezi…

İşte bu özel lezzet, 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın kahveyi ülkeye getirmesinden bu yana hayatımızda. Kendine has kokusu, kendine özel pişirme teknikleri ile yüz yıllardır her anımıza ortak olan kahve nasıl yapılır?

Kahvenin bol köpüklü ve lezzetli olması için dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var. Örneğin ilk başta kahvenizin taze çekilmiş olması gerekiyor. Eğer imkanınız varsa taze çekilmiş kahve kullanın. Uzun süre açık duran kahvenin kokusu da tadı da pek kalmıyor açıkçası… Bir de suya kahve ekledikten sonra iyice karıştırmanız gerekiyor. Çünkü kahveyi ateşe koyduktan sonra bir daha elinizi kaşığa sürmemelisiniz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da kahvenizi kısık ateşte pişirmek. Zira yüksek ateş kahvenin hemen taşmasına neden oluyor. Kahve tanecikleri de su ile bütünleşmiyor. Tabii teknolojinin gelişmesiyle beraber çoğumuz pratik olması sebebiyle makineleri tercih ediyoruz.

40 Yıllık hatrın ilginç hikayesi

Rivayete göre ‘Bir fincanın kahvenin kırk yıl hatırı var’ sözü, Üsküdarlı bir kahve satıcısının, Rum gemi kaptanına kahve ikram etmesiyle başlıyor. Aradan 40 yıl geçiyor ve Üsküdarlı kahveci, savaşta esir düşüyor. Kahveciyi tanıyan Rum kaptan, kendisine 40 yıl önce kahve ikram eden adamı unutmuyor ve ona yardım ediyor.

Yanında neden su ikram edilir?

Osmanlı döneminde eve bir misafir geldiğinde kahve ikram edilir yanına da su konurmuş. Eğer misafir önce suyu içerse karnının aç olduğu anlamına gelirmiş, yemek ikram edilirmiş. Eğer önce kahveyi içerse “Karnım tok” demek istermiş.

Kahvenin yanında su getirilmesinin bir diğer sebebi ise tadının daha iyi anlaşılması ile ilgili. Kahveden önce su içmek, kahvenin tadını daha iyi almanıza yardım ederken, kahveden sonra su içmek ise damağınızda kalan telveleri temizliyormuş.

Sağlığımıza yararları nelerdir?

Kalbe yararlıdır

Türk Kahvesinin kalp dostu olduğu bilinmektedir. Türk Kahvesi içen kişilerde kalp sağlığı oldukça iyi olmaktadır.

Ömrü uzatır

Türk Kahvesi içen kişilerin ömrü ciddi derecelerde uzamaktadır. Vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasına yardımcı olan Türk Kahvesi sayesinde daha sağlıklı bir hayata kavuşabilirsiniz.

Metabolizmayı hızlandırır

Kilo verirken size katkı sağlayacak olan kahve ile metabolizmanız daha hızlı şekilde çalışacaktır. Bu sayede daha hızlı bir şekilde kilo verebilirsiniz.

Enerji verir ve hafızayı güçlendirir

Kahve içen kişiler daha enerjik bir gün geçirmektedir. Kahve içerek güne daha enerjik ve daha aktif bir şekilde başlayabilirsiniz.

Cilde çok iyi gelir

Türk Kahvesinin en önemli faydalarından birisi cilde iyi gelmesidir. Cilt için faydalı olan kahvenin cildi beslediği ve daha temiz bir cilde sahip olmanıza katkı sağladığı görülmüştür. Bunun için kahve telvesini cildinize uygulamanız gerekmektedir. Daha parlak ve daha canlı bir cilde kavuşabilirsiniz.

– Türk Kahvesi içmek kolesterolü düşürür. – Ağrı kesici etkisi vardır.
– Kolay nefes almaya yardımcı olur.
– Depresyonu iyileştirici etkisi vardır.

– Alzheimer ve parkinson hastalığına iyi gelir.
– Fiziksel performansı arttırmaya yardımcı olur.

-Yağ yakımını artırıcı özelliği vardır.

Sağlığa iyi gelen her yiyecek ve içecekte olduğu gibi aşırı tüketim sıkıntılara yol açmaktadır. Bunun için kahve tüketimini olabildiğince normal seviyelerde tutmak gereklidir.

imageMissing Alt Text

Gürsel Tırpan

Avokado Mucizesi

Avokadoyla geç tanıştık ama, çok kısa bir zamanda günümüz modern mutfağının, sağlıklı ve pratik tariflerin aranılan malzemesi haline gelmeyi başardı. Ülkemizde de oldukça lezzetli avokadolar yetiştirebiliyor olması Avrupa ve Amerika’yla arayı kapatmamızda oldukça etkili bir rol oynuyor.

Meksika kökenli avokado, Akdeniz ikliminde kolayca yetiştiği için özellikle Antalya ve çevresinde bolca buluyor. Biraz da Doğu Karadeniz kıyılarında nefis lezzette organik avokadolar yetiştirilmeye başlandı. Dolayısıyla küçükken soframızda görmediğimiz bu lezzete kendi toprağımızın ürünü olarak daha kolay ulaşmaya başladığımızı söylenebiliriz.

 Genç Kalmamızı Sağlıyor

Yeşil mucize gerçek bir süper güç olmakla birlikte, çok yüksek bir yağ oranına sahip. İçerisinde sadece tekil doymamış yağlar var. Antioksidan bir E vitamini deposu. Kötü kolesterolü düşürüyor, kanseri, kalp krizini önlüyor. İçeriğindeki potasyum miktarı çoğu meyveden fazla. Ezilmiş avokadoyu nemlendirici olarak uygulamanın kırışıklıkları büyük oranda önlediğini ortaya koyan bilimsel çalışmalar da mevcut.

Avokadonun kabukları ne zaman soyulur?

Kesilmeye hazır bir avokadonun kabuğuna bastırınca yumuşak ama hâlâ hafif diri bir yapı hissetmelisiniz. Yeterli olgunluktaki avokadoyu boyuna tutarak ortadan ikiye kesin. Yarım avokadoyu bir kaşık yardımıyla kabuğundan oyarak bütün halinde kesme tahtasına çıkarın. Dilediğiniz incelikte dilimleyin. Üzerine çok az limon suyu sıkarak hızlı kararmasını durdurabilirsiniz. Avokadonun belki de tek kusuru yavaş olgunlaşma süreci.

Ağaçtayken değil, ancak toplandıktan sonra olgunlaşıyor. Yani sert bir avokadonun 5-6 günlük bir bekleme süresine ihtiyacı var. Yumuşamaya başlayan ve kabuk rengi kahverengileşenler ise çoğunlukla 1-2 gün, bazen de sadece birkaç saat dayanabiliyor.

imageMissing Alt Text

Gürsel Tırpan

Rengiyle ve Lezzetiyle Kalbimizi Çalan Balık: Somon

Merhabalar, ben Gürsel Tırpan. Sizlerle paylaştığım bilgileri derinlemesine araştırıyor ve sizlere doğru bilgiyi verebilmek için çabalıyorum. Değişik tarifler denerken aynı zamanda bilgileneceğiniz ve uzun süren lezzet yolculuğuna hazır olun…

Kış ayının gelmesi ile balık sezonu hareketlendi. Somonlar, Sardalyalar , Hamsiler, Levrekler, Çupralar ve daha nice lezzetli balıkları tezgahlarda görebiliriz. Uzmanlar, haftada en az 2 gün balık tüketmenin insan sağlığı açısından oldukça önemli olduğunu vurguluyor.

Bugün Norveçlilerin vazgeçilmezi olan Pasifik Okyanusu’nun lideri somon ile beraberiz. Somon muhtemelen en lezzetli ete sahip balıklardan biri. Soğuk sularda yetişen bir tür tatlı su balığı olan somon, rengi ve lezzeti ile kalpleri çalıyor.
Aynı zamanda besleyiciliği ile de ön planda olan somon yüksek oranda omega-3 yağ asitleri içeriyor. Somon balığı içerdiği Omega 3 sayesinde kalp sağlığımızı koruyor ve enflamasyon riskini azaltıyor. Göz sağlığı ve daha güçlü bir kemik yapısı, hafıza gibi konularda olumlu etkileri bulunuyor.

Özellikte hamilelikteki somon tüketimi bebeğin beyin ve göz gelişimine olumlu etki sağlayarak erken doğum riskini de azaltmaya yardımcı oluyor.

Bunun yanı sıra düşük kalorisi sayesinde kilo korumaya yardım ediyor. Aynı zamanda ağız, mide, kolon ve pankreas kanserlerini önlüyor, yüksek kan basıncını düşürüyor, kadınların meme kanserine yakalanma riskini bile azaltıyor.

Balık Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Nokta Nedir?

Eğer tezgâhta donmamış bir somon balığı gördüyseniz, tazeliğini anlamak için parmağınızı balığın derisine bastırdığınızda parmak izinin kaybolması gerekir. Parmağınızın izi kolayca kayboluyorsa içiniz rahat bir şekilde satın alabilirsiniz. Bu, balığın suyunu kaybetmediğini gösterir.

Bol yağlı ve kızartılmış hali bizi daha çok cezbediyorsa kızgın yağda kızarmış balığın besin değerinin kaybolduğunu bilmiyoruz demektir.

Doğru pişiriyor muyuz?

Fırında kendi suyuyla, az miktarda yağ ilavesiyle pişirilen somon balığı, besin değerlerini yitirmez. Bu nedenle en sağlıklı şekli fırında pişirme yöntemidir.

Somon Neyle Gider?

Somon; üzerine biraz tuz ve karabiber serperek, çeşitli pişirme yöntemleri ile kolayca pişirilip, tek başına bir öğün olarak tercih edilebileceği gibi, fırında ya da buharda pişirilmiş sebzeler ve yaratıcı tarifler ile servis edilebilir.

imageMissing Alt Text

Gürsel Tırpan