İskender Kebabının Serüveni

Yayınlanma Tarihi: 12 Kasım 2021
imageİskender Kebabının Serüveni /> ornament

Bu hafta Türk mutfağının efsaneleşmiş lezzetlerinden olan “İskender” olarak da bilinen meşhur “Bursa Kebabının” ortaya çıkış serüvenini birlikte inceleyeceğiz. Bursa yöresinin meşhur kebap yemeklerinden birisi olan iskenderin temel malzemesi döner olsa da, iskenderi iskender yapan, üstündeki tereyağ, domates sosu, yanındaki yoğurt ve altındaki yağlı pide parçalarıdır.

İskender kebabının hikayesi, 1867 yılında Mehmet oğlu İskender Efendi’nin Bursa Kayhan’daki dükkanında başladı. 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar kuzu, yere paralel biçimde duran odun kömürlü bir ocağın üzerine yatırılarak pişirilmekteydi. Bu yöntemde kuzuyu sürekli olarak çevirmek hem aşırı emek gerektirmekte, hem de etin her tarafı eşit derecede pişirmemekteydi. Ayrıca kuzu etinin farklı bölümlerine ait farklı tatları müşterilere eşit biçimde paylaştırmak da oldukça zordu. Tabii ateşin üzerinde yatay duran ve yağları kömürün üzerine damlayan kuzunun ortaya çıkardığı koku ve duman da rahatsız ediciydi.

İskender Efendi henüz 12 – 13 yaşlarındayken tüm bu sorunları çözecek devrimsel bir yöntem icat etti. Amcası Sabit Dede’den aldığı destekle icadını hayata geçirdi. Kuzu etini, kemik ve sinirlerinden ayırdıktan sonra dikey madeni çubuk üzerinde, kendi ekseni etrafında döndürerek odun kömüründe pişirdi. Bu sayede eti çevirmek, her tarafını eşit biçimde pişirmek kolaylaştı, koku ile duman ortadan kalktı ve kuzunun en lezzetli bölümleri kaynaşarak efsane bir lezzete dönüştü. Bu lezzet, Bursa’da o tarihlerde “İskender Efendi’nin Dönen Kebabı” olarak isim yaptı. Halk dilindeki “döner”, “döner kebap” tanımlamalarının çıkış noktası oldu.

Sizin için hazırladığımız iskender tarifine buradan ulaşabilirsiniz.

Ortaya çıkış serüvenini merak ettiğiniz yemekler için @hikayeliyemekler Instagram sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

imageMissing Alt Text

Hikayeli Yemekler

Detay
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tarifleri

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Arnavut Ciğeri

Arnavut Ciğer inin kökeni, on beşinci yüzyılda Rumeli den İstanbul’a göç eden Arnavutlara dayanmaktadır. Rivayete göre, adını Osmanlı’da yaşayan ve ucuz olduğu için ciğer tüketen Arnavutlardan almaktadır. Taş işçiliği meşhur olan Arnavutlar, bu ağır iş için enerjiye ihtiyaç duyarlardı. Gerekli enerjiyi karşılamak için ise diğer gıdalara göre daha ucuz olan ve tane hesabı ile satılan ciğeri tercih ederlerdi.

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: İzmir Boyozu

Bu haftaki hikayeli lezzetimiz : İzmir Boyozu. İzmir boyozu, tarih boyunca çeşitli kültürlerin etkileşim halinde olduğu İzmir ilinde üretilen ve günümüze ulaşan mayası bir hamur işi türüdür.

imageMissing Alt Text
Yoğurt eski yoğurtla yapılıyorsa, ilk yoğurt nasıl yapıldı?

Bu hafta konuğumuz çoğu yemeğin olmazsa olmazı “Yoğurt”. Yoğurt, sütün mayalanmasıyla oluşan, beyaz koyu kıvamda bir süt ürünüdür. Binlerce yıldan beri Türk ülkelerinde işlenen yoğurt, toplumumuzun beslenmesinde önemli yeri olan besin değeri yüksek bir süt ürünüdür. Her çeşit sütten yapılabilmesi, basit kap ve usullerle her yerde, herkes tarafından işlenebilmesi, satış ve tüketimdeki kolaylıklar onun hızlı yayılmasına sebep olmuştur.

imageMissing Alt Text
Sezar Salata Nereden Geliyor?

Muhteşem sosuyla akıllarda iz bırakan, salataların gözdesi, Sezar salata. Marul, kruton ve sezar sosu ile yapılan bu dünyaca ünlü lezzet aslen Meksika kökenli bir salatadır. Gerek içeriğindeki malzemesinin bol ve doyurucu olması, gerekse lezzeti nedeniyle uzun yıllardır en çok tercih edilen salatalar arasında yerini korumaktadır.

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Gavurdağı Salatası

Domates, biber, soğan, cevizin ince ince doğranıp nar ekşisi, nane ve sumakla buluştuğu bir salata çeşididir. Özellikle kebap sofralarının olmazsa olmazı ve tamamlayıcısıdır.

Tümünü Gör