bizimtarifler

Hikayeli Yemekler: Helva

Yayınlanma Tarihi: 26 Kasım 2021
imageHikayeli Yemekler: Helva /> ornament

Bu haftaki hikayeli lezzetimiz çeşit çeşit olmasıyla ve her çeşidinin lezzetli olmasıyla tanıdığımız “Helva”. Helva, Türkiye’de ve pek çok Orta Doğu ülkesinde yaygın bir tatlıdır. Helvanın birçok farklı ülkede birçok çeşidi vardır. Türk gelenek ve göreneklerine göre doğumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüşünde, okula başlayan çocuklar için, yeni bir eve sahip olunca, okul bitince, yağmur dualarında, kuzunun sütten kesilme günü olan yoğurt bayramında, ilk çiğdemin görüldüğü gün olan çiğdem düğününde Osmanlı evlerinde kesinlikle çeşitli helvalardan biri yapılır ve eşe dosta dağıtılırdı.

Helva, Arapça’da genel olarak tüm tatlıları ifade etmek için kullanılan “hulviyyat” sözcüğünden gelir. Yine bu dile özgü helva kelimesi “tatlı” kelimesiyle eş anlamlı kullanılırken, Türk mutfağında tatlılar içerisinde kendine özgü malzeme, hazırlanış tekniği ve sunumuyla ayrı bir kolu ifade eder. Ayrıca Evliya Çelebi Seyehatnamelerine ve Osmanlı mutfağına ilişkin diğer kaynaklara bakıldığında unlu/nişastalı, yağlı, ballı ya da şekerli tatlılar için helva kelimesi kullanılmaktadır.

Osmanlı Saray Mutfağı’nda da helva özel bir yere sahiptir. Helvaların hazırlandığı tatlıcı teşkilatına saray mutfağı içerisinde “Helvacı Ocağı” ismi verilmiştir. Topkapı sarayı mutfağında helvalar Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yapılan helvahane binasında yapılmıştır. Helvahanede çalışanlara Helvaciyan-i Hassa denir, başarılı olanlar ise Helvacıbası, Caşnigirbaşı veya Hoşafcıbaşı olurdu.

Türk kültüründe helvanın diğer önemli fonksiyonu inanç boyutundan gelmektedir. Eski Türk dini olan Tengricilik’de ata ruhları önemli bir yer tutmaktaydı. Hayat ölümle bitmiyor, devamlılık arz ediyordu. Her iki dünya iç içeydi. Ruhların yardımının alınabilmesi veya onlardan gelebilecek zararlardan sakınabilmek için bir takım uygulamalar yapılıyordu. Koku çıkarmak bunlardan birisi idi. Helva da pişirilirken koku çıkarır. Böylece denilebilir ki helvanın Türk kültüründe yer alması Atlı Medeniyetin bir taam türü olması ve bu medeniyetin inancı olan Tengricilikte de koku itibariyle yer almasındandır.

imageMissing Alt Text

Hikayeli Yemekler

Detay
Yazarın Diğer Yazıları
Yazarın Tarifleri

imageMissing Alt Text
İskender Kebabının Serüveni

Bu hafta Türk mutfağının efsaneleşmiş lezzetlerinden olan “İskender” olarak da bilinen meşhur “Bursa Kebabının” ortaya çıkış serüvenini birlikte inceleyeceğiz. Bursa yöresinin meşhur kebap yemeklerinden birisi olan iskenderin temel malzemesi döner olsa da, iskenderi iskender yapan, üstündeki tereyağ, domates sosu, yanındaki yoğurt ve altındaki yağlı pide parçalarıdır.

imageMissing Alt Text
Yoğurt eski yoğurtla yapılıyorsa, ilk yoğurt nasıl yapıldı?

Bu hafta konuğumuz çoğu yemeğin olmazsa olmazı “Yoğurt”. Yoğurt, sütün mayalanmasıyla oluşan, beyaz koyu kıvamda bir süt ürünüdür. Binlerce yıldan beri Türk ülkelerinde işlenen yoğurt, toplumumuzun beslenmesinde önemli yeri olan besin değeri yüksek bir süt ürünüdür. Her çeşit sütten yapılabilmesi, basit kap ve usullerle her yerde, herkes tarafından işlenebilmesi, satış ve tüketimdeki kolaylıklar onun hızlı yayılmasına sebep olmuştur.

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Enginar

Bu hafta konuğumuz mitolojik hikayesiyle ilgi çeken “Enginar”. Enginar, papatyagiller familyasından mavi-mor renkli çiçekler açan, çok senelik otsu bir bitkidir. Enginar dolması ise etli veya zeytinyağlı olarak hazırlanan bir çeşit dolmadır. Girit mutfağının tercih edilen yemeklerinden biridir.

imageMissing Alt Text
Sezar Salata Nereden Geliyor?

Muhteşem sosuyla akıllarda iz bırakan, salataların gözdesi, Sezar salata. Marul, kruton ve sezar sosu ile yapılan bu dünyaca ünlü lezzet aslen Meksika kökenli bir salatadır. Gerek içeriğindeki malzemesinin bol ve doyurucu olması, gerekse lezzeti nedeniyle uzun yıllardır en çok tercih edilen salatalar arasında yerini korumaktadır.

imageMissing Alt Text
Hikayeli Yemekler: Arnavut Ciğeri

Arnavut Ciğer inin kökeni, on beşinci yüzyılda Rumeli den İstanbul’a göç eden Arnavutlara dayanmaktadır. Rivayete göre, adını Osmanlı’da yaşayan ve ucuz olduğu için ciğer tüketen Arnavutlardan almaktadır. Taş işçiliği meşhur olan Arnavutlar, bu ağır iş için enerjiye ihtiyaç duyarlardı. Gerekli enerjiyi karşılamak için ise diğer gıdalara göre daha ucuz olan ve tane hesabı ile satılan ciğeri tercih ederlerdi.

Tümünü Gör